DENİZ ÇİNGENELERİ
kültür

Editörün Notu: Geçiminizi gece gündüz dalarak sağladığınız bir hayatı hayal edebiliyor musunuz? Banda Denizi’nde yaşayan ve “Deniz Çingeneleri (Sea Gypsies)” olarak bilinen halk, bu hayal etmesi bile zor olan hayatı yaşıyor. 3*larımızdan İlayda, bizler için ‘Jago: A Life Underwater’ isimli belgeselden yola çıkarak bir yazı hazırladı. Keyifli okumalar!

Pasifik Okyanusu’nun güney batısında yer alan ve Endonezya’ya bağlı olan Banda Denizi yüzlerce ada ile çevrilidir. Üç ayrı tektonik plakanın kesişim noktası olan bu denizde canlılık oldukça çeşitlidir ve mercan resifleri berrak suların altında rengarenk bir manzara ortaya çıkarır. Ancak bu sularda yalnızca su altı canlıları değil, yüzyıllar öncesine uzanan geçmişleriyle Bajau halkı da yaşar. Bu bölgede yaşayan halk, deniz çingeneleri (sea gypsies) olarak isimlendirilir. Uzun tahta çubuklar ve mercan resifleri yardımıyla denizin üzerine inşa ettikleri evler küçük köylerini oluşturur ve günlerinin büyük çoğunluğunu suda ya da sandallarında geçirirler. Kalabalıktan uzak ve sakin bir hayatı tercih eden deniz çingeneleri geçimlerini gece gündüz dalarak sağlarlar. Burada doğan bebekler yürümeden önce yüzmeyi öğrenir, çocuklar ise henüz küçük yaşlardayken nefes tutmaya alışır ve daha derinlere dalabilmek için kulak zarlarını zorlayıp yırtarlar. Bu olay onlar için bir sağlık problemi değil, daha derinlere dalabilmek için güzel bir olanaktır. Genelde göçebe hayatı yaşayan deniz çingeneleri gün içinde de sandallarına binerek farklı adaların kıyılarına gidip oralardaki bölgeleri keşfeder ve dalış hazırlıkları yaparlar.

bajau

Evrimsel genetikçi Melissa Ilardo, Kopenhag Üniversitesi’ndeki ekibi ile yaptığı araştırmada, deniz çingenelerinin zamanlarını sürekli suda geçirmelerinin ve çok sayıda dalış yapmalarının sonucu olarak normalden çok daha büyük dalak ve akciğerlerinin olduğunu ortaya çıkardı. Bir insanın yaşam tarzına göre dalak boyutunun değiştiğini ve böylece hipoksi etkisinin azalabileceğini öngören bilim insanlarının çalışmaları devam ederken, Bajau halkı sakin hayatına kaldıkları yerden devam eder. Onlar için serbest dalış, günlerinin %60’ından fazlasını oluşturur. Kendi yaptıkları tahta deniz gözlükleri ve ilkel zıpkınlar hariç hiçbir malzeme kullanmadan gerçekleştirdikleri bu dalışların derinlikleri 70 metreye ve süreleri ise 13 dakikaya kadar çıkabilir.

jago

Gelişen ve kontrolü zorlaşan balıkçılık sebebiyle hızla azalan balık sayısı, dünyanın her yeri gibi bu bölgeyi de etkilemiş ve yüzyıllardır geçimini serbest dalış yoluyla avcılık toplayıcılık yaparak sağlayan Bajau halkının bir nevi kıtlık yaşamasına sebep olmuştur. Balık bombalama adı verilen ve su altına bomba atılarak ölen balıkları toplamaya yarayan yöntem gibi çok sayıda etik olmayan balıkçılık çeşidi, su altı canlılığına geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Zamanında sandalını rahatlıkla deniz hıyarları ve çeşitli balıklarla doldurup ailesine yiyecek ve tıbbi amaçlarla kullanabilecekleri malzeme götürebilen dalıcıların bazıları, günümüzde bunu sağlayamadıkları için birlikte büyüdükleri kültürlerinden kopup yerleşik hayata geçmiş ve karada tarım veya ticaret ile uğraşmaya başlamışlar. Endüstriyelleşmenin kötü etkileri, modern dünya problemlerinden uzak Bajau halkını bile etkilemeye devam ediyor.

 

 

İlgisini çekenler için 2015 yapımı Jago: A Life Underwater isimli belgeseli öneririm.

 

KAYNAKÇA:

[1] Rochmyaningsih, Dyna. Science Magazine. “Did a Study of Indonesian People Who Spend Most of Their Days Under Water Violate Ethical Rules?” Erişim 14 Nisan 2019. https://www.sciencemag.org/news/2018/07/did-study-indonesian-people-who-spend-their-days-under-water-violate-ethical-rules

[2] Kaye, Melati, Brian Orland, Al Jazeera. “Indonesia’s Last Nomadic Sea Gypsies” Erişim 14 Nisan 2019. https://www.aljazeera.com/indepth/features/2012/10/20121027184859926.html

[3] Fotoğraf 1:Réhahn, http://www.rehahnphotographer.com/portfolio/journey-borneo/

[4] Fotoğraf 2: Jago: A Life Underwater