FETHİYE’19
gezi

Tadı damağımızda kalan Bodrum’dan bir sonraki geziye yaptığımız geri sayım, göz açıp kapayıncaya kadar bitti. Kimimiz için ilk dalış heyecanı, kimimiz içinse hasretle beklenen dalış anlamına gelen bahar gezimiz için 19 Nisan’da malzoda toplaştık. Bütün gerekli eşyalarımızı ve malzemelerimizi otobüsümüze yükledikten sonra yolculuk sonunda başlıyor! Sohbet ve müzikle dolu uzun otobüs yolculuğumuzun sonunda gözlerimizi gün doğmuş bir Fethiye’ye açıyoruz…

Otobüsümüzden eşyalarımızı alıp otel malzomuza ve odalarımıza yerleştikten sonra ilerleyen saatlerde olacaklardan habersiz günümüzü planlamaya başlıyoruz. Önce gidip ziyafet niteliğinde bir kahvaltı ediyor, ardından da kimimiz deniz-kum-güneş klasiğini gerçekleştirmek adına Ölüdeniz’e giderken kimimiz ise otelde kalıyoruz. Ertesi günkü dalışlarımız için tüplerimizi basarken aniden ne mi olsun! Kendimizi mahalle sakinleri ve otel görevlileri ile kompresörlerimiz hakkında tartışırken buluyoruz. Ne yapsak ne etsek diye düşünürken tek çözümün taşınmak olduğuna karar verip herkesi otele çağırıyor ve baştan sona her şeyi tekrarlayarak yeni otelimize taşınıyoruz. Yol yorgunluğunun ardına bir daha taşınma morallerimizi bir miktar düşürse bile gezimizde tat kaçıklığına yer yok! Tam da bu yüzden ilk gecemizi marinada sohbet eşliğinde geçiriyor ve ertesi günkü dalışların heyecanı ile tekrar otelimize dönüyoruz.

Saat 8.15. Her günün başlangıç noktası, malzodayız. İlk günün programı belli, rotamız Sarıyarlar, amirimiz ise bizzat ben: Işıl. Tüm ekipmanımızı tekneye yerleştirip bölgemize gidiyoruz. Su pırıl pırıl, güneş ışıldıyor… Hiçbirimizin ilk gezisi olmadığından eğitim dalışı yok, kebap ve grup dalışlarımızı yapıyoruz. Son gruplara doğru küçük bir tüp yetiştirememe kaygısı yaşasak da herkes dalsın diye uğraşıp bir şekilde başarıyoruz. Bu ilk gün karmaşasında bana yardımcı olan herkese teşekkürlerimi bir de buradan iletiyorum! Dönüşümüzün ardından gezilerin olmazsa olmazı tüp nöbetlerimizi sırayla tutuyor; BÜSAS klasiklerinden de vazgeçmeyip akşamına muhabbete “Ah-pub Forever Rock Bar”a gidiyoruz.

Denizde 4 dalıcı2.gün başladığında keyifler yerinde, amirimiz Nuri’den dalış bölgemizi de öğrenince herkes daha da heyecanlanıyor, bölgemiz Afkule! Fethiye’nin en güzel ve jeolojik olarak en ilgi çekici bölgesine doğru yola çıkıyoruz. Her şey yolunda seyrederken, tam da 2. gruplar dalışlarındayken bir de ne olsun! Gezi başından beri üstümüzde ara ara seyreden kara bulutlar bu sefer de bizi burada buluyor, havanın aniden bastırması ile alelacele toparlanıp dalışları bitiriyoruz. Tadımızı kaçırmıyor, bu güzel günü daha korunaklı bir bölge olan Dalyan’da devam ettirme kararı alıyoruz. Sorunsuz bir şekilde geri kalan dalışlarımızı da gerçekleştiriyor ve kıyıya yanaşıyoruz.

Takvimlerin 23 Nisan’ı gösterdiği 3. dalış gününde, amirimiz Berke bir BÜSAS klasiği olarak tekne küçüklerinden İrem’i amir konuşmasını yapmak için çağırıyor ve İrem’den Üç Tüneller’e gittiğimizi öğreniyoruz! Sıcak ve durgun bahar havası sayesinde dalışlarımız bittikten sonra da teknede keyifli anlar geçiriyoruz. Dönüş yolunda amirimiz bu sefer Dolunay oluyor. Gece, dans etmeden bitmez bu gezip deyip tekne keyfimizi Ah-Pub Forever’a taşıyor, yorulana kadar dans edip cümle aleme BÜSAS nasıl eğlenir gösteriyoruz!

Fethiye 1. gezi fotoğrafı

24 Nisan sabahı buruk bir halde çıkıyoruz teknemize: Bugün bazılarımızın son dalış günü. Geçen sefer yarım kalan maceramıza kaldığımız yerden devam etmek üzere rotamızı Hazal’ın amirliğinde Afkule’ye çeviriyoruz! Bölgeye vardıktan sonra akşam dönecekleri zamanında karaya ulaştırabilmek adına hızlı hızlı grup dalışlarımızı yapıyoruz. Güzel bir gezinin sonuna yakışır bir gün geçirdikten sonra, bu geziyi de ölümsüzleştirmek için bir de fotoğraf çekinip dönüş yoluna geçiyoruz. Otele vardığımızda geziden ayrılanlar evlerine dönmek için hazırlanırken kalanlar da yeni gelecek dalıcı arkadaşlarımızı sabırsızlıkla beklemeye koyuluyor. Yeni ekip tamamlandığında henüz ilk gezisi olanlar BÜSAS gerekliliği olan tüp basmayı öğrenmek ve malzeme eğitimlerini almak üzere malzoda toplanıyor.

2.gezinin ilk dalış günü de aynı ilk gezi gibi heyecanlı ve hızlı başlıyor. Bugünün bölgesi ise eğitim dalışları için elverişli ve aynı zamanda güzel bir yamaç bölgesi olan Dalyan, amirimiz ise Arda! Kimimiz grup dalışları ve kebap dalışları ile suyun keyfini çıkarırken ilk dalışı olanlar ise eğitimlerini alıyorlar. Dalışlardan sonra günün geri kalanını teknede geçirip güneşin tadını çıkarıyoruz. Gece, daha da kaynaşmak ve sohbetin tadını çıkarmak için günü bir Fethiye klasiği haline gelmiş olan Ah-Pub Forever’a taşıyoruz.

Denizde dalıcılar

Ertesi gün havanın bozabileceği haberi kulaklarımıza gelir gelmez dalış bölgemizi Afkule yerine Üç Tüneller olacak şekilde revize ediyoruz. Daha korunaklı olsun diye koya iyice yanaşıyoruz ancak bu sefer de dalış bölgesinden çok uzaklaşmış oluyoruz. “Olsun biz yine de dalışlarımızı gerçekleştiririz,” diyen amirimiz Tuğçe, uzaklıktan kaynaklanan yavaş gün akışını tekne işlerini hızlandırarak kontrol altına almak için kollarını sıvıyor. Bol yüzey yüzüşlü, yorucu ama bir o kadar da bölgenin güzelliğiyle mest olmuş şekilde günü bitirip kıyıya dönüyoruz. Gece aynı farklı bölgelere daldığımız gibi biraz da farklı yerlerde eğlenelim deyip günün yorgunluğunu atmak için Minimal’e gidiyoruz!

3.gün geldiğinde dalmalara bir türlü doyamadığımız Üç Tüneller’e gidiyoruz. Elif’in amirliğinde sürpriz yapıp görünen kaplumbağanın da heyecanıyla dalışlarımızı yapıp otelimize dönüyoruz. Gece, Fethiye’de son gecemize yakışır bir şekilde eğlenmeliyiz deyip “Deep Blue Bar”a gidiyor hem karaoke yapıp hem de dans ederek son günümüzü hafızalarımıza kazıyoruz.

Fethiye 2.gezi fotoğrafı

Son gün gelip çattığında kaptanlarımızın da hava durumunu onaylamasıyla beraber ikinci gezideki dalıcı arkadaşlarımızı Afkule’ye götürmeyi başarıyoruz. Nuri ve İlayda’nın co-amirliğiyle geçen günde herkes çok keyifli. Bu keyifli geziyi de hafızalarımıza kazımak için dönüş yolumuzda bir de fotoğraf çektiriyoruz.

Malzo toplanma saati olarak 20.00’ı belirlememize rağmen 23.00’a kadar gelmeyen otobüs gezinin yorgunluğuyla birleşince biraz keyfimizi kaçırıyor. Otobüste sohbet fasıllarını kapanan gözler takip ediyor. İstanbul’da gözlerimizi açtığımızda ise saat çoktan 10 olmuş bile. Bir an önce otobüsü boşaltıp malzoya yerleştiriyor, bu keyifli gezimizi de burada noktalıyoruz. Tadı damağımızda kalan dalışlarımıza yeniden kavuşmamız ise bu sefer çok sürmeyecek: Kaş bize göz kırpmaya başlamış bile!

Fethiye sonu Malzo fotoğrafı