COVID-19 DÖNEMİNDE DALIŞ
araştırma

Editörün Notu: Karantinada geçirdiğimiz günler boyunca su altına döneceğimiz anı bekledik. Sonunda yasaklar birer birer kalkıyor, su altına kavuşmamıza az kaldı; ancak koronavirüsün dalış operasyonunu nasıl etkilediğinin bilincinde olmak ve tedbiri elden bırakmamak şart. Üyelerimizden Mehmet Bera Toktaş, salgının dalıcı üzerindeki etkilerine, dalış malzemelerinin dezenfeksiyonuna ve dalış merkezlerinde alınan önlemlere dair kapsamlı bir araştırma yaptı. Link bio’da, keyifli okumalar!

İlk olarak 2019 Aralık ayının sonunda Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa zamanda dünyanın dört bir yanına yayılan COVID-19 salgını uzun süredir hayatımızın merkezine oturmuş durumda. Gündelik hayatımızın birçok alanında aksamalara yol açan COVID-19 salgını, gerek virüsün klinik özellikleri gerek sosyal hayatı düzenlemek için uygulanan yaptırımlar dolayısıyla dalış camiasını da yakından ilgilendiriyor. Yeni tip koronavirüsün solunum ve dolaşım sistemine verdiği hasar dalıcının dalışa elverişliliğine direkt olarak etki ediyor. Bunun yanı sıra olası seyahat kısıtlamaları ve tüplü dalışın gruplar halinde yapılması bakımından sosyal izolasyona aykırı bir temele dayanması, bol dalışlı bir yaz tatili düşleyen su altı sevdalılarının kafalarında soru işaretleri oluşturuyor. Bu yazımızda, pandemi döneminde dalış yaparken göz önünde bulundurulması gereken noktaları ve  “yeni normal” düzen kapsamında dalış turizminin nasıl bir hal alacağını inceleyeceğiz.

COVID-19 Hakkında Genel Bilgiler

Yüzeyini kaplayan proteinlerin dağılımı dolayısıyla kendine “corona” (Latince “taç” veya “hale”) virüs sınıfında yer edinen ve “SARS-CoV-2” olarak adlandırılan yeni tip koronavirüs, dünya genelinde bugüne kadar 431541 kişinin ölümüne yol açan (Dünya Sağlık Örgütü, 15.06.2020) COVID-19 hastalığının nedeni. Koronavirüsler, her yıl tespit edilen akut solunum enfeksiyonlarının yaklaşık %15-30’undan sorumlular. Virüs; öksürme, hapşırma ve konuşma sırasında ortama yayılan damlacıkların başka bireyler tarafından solunması veya üzerinde gözle görülemeyen bu damlacıkların bulunduğu yüzeylere temas edilmesiyle insandan insana bulaşıyor. Virüsün kuluçka dönemi 2 ila 14 gün sürüyor; yani ilk belirtiler kendini bu süre içinde belli ediyor. Öksürük, solunum güçlüğü ve yüksek ateş hastalığın en belirgin semptomları arasında yer alıyor.

Vücuda ağız, burun ve göz yoluyla giren virüs, öncelikle akciğerlerimizdeki gaz alışverişinden sorumlu hava kesecikleri olan alveolleri hedef alıyor. Zarar gören alveoller akciğerdeki oksijen-karbondioksit değişimini yapamaz hale geldikleri için bu durum hipoksemiye (solunum yetmezliği) yol açıyor. Kimi vakalarda hafif seyreden solunum yetmezliği kimi zaman ise ölüme yol açacak kadar şiddetli olabiliyor.

COVID-19'un Alveollere EtkisiCOVID-19’un Alveollere Etkisi

 

Virüsün Dalıcı Üzerindeki Etkisi

COVID-19 hastalığı üzerine pek çok farklı alanda araştırmalar sürdürülmekle beraber dalış dünyasını en yakından alakadar eden iki konu hastalığın insan sağlığına uzun vadede tesiri ve hastalık sonrası dalışa dönmek için sahip olunması gereken zindelik seviyesi. SARS-CoV-2 yalnızca 6 aydır aramızda, dolayısıyla hastalığın uzun vadeli etkileri ve bu etkilerin kalıcı olup olmadığı hakkında henüz kesin bir yargıda bulunulamıyor. Fakat önceki SARS ve MERS vakalarını göz önünde bulundurarak bu konu hakkında bir tahmin yürütmek mümkün. Buna göre, COVID-19 hastalığı geçiren bir bireyin uzun vadede pulmoner fibrozis (akciğer dokusunda sertleşme), kardiyomiyopati (kalp kasında kalınlaşma) ve aritmi (kalpte ritim bozukluğu) gibi akciğer ve kalp rahatsızlıkları yaşaması ihtimal dahilinde. Hafif atlatılan COVID-19 vakaları sonrasında bu ve benzeri rahatsızlıklara rastlanması beklenmiyor, öte yandan hastalığı şiddetli geçiren ve Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) yaşayan bireyler ilerleyen dönemde akciğer fonksiyonlarında azalma ve egzersiz intoleransı gibi rahatsızlıklar yaşama riski taşıyorlar. Bu fenomenler sonucu akciğerleri uzun süreli veya kalıcı hasar görmüş bir kişinin dalış sırasında akciğer barotravması yaşama riski de azımsanamayacak oranda artıyor. Bu nedenle, COVID-19 hastalığını geçiren bir dalıcı su altına dönmeden önce sıkı bir tetkik sürecinden geçmeli. Belçika Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Topluluğu (SBMHS-BVOOG), bu konu hakkında paylaştığı makalede semptomatik COVID-19 geçiren bir dalıcının tekrar dalmadan önce en az 3 ay beklemesi, ardından geniş kapsamlı solunum fonksiyon testlerinden geçmesi ve yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi çektirmesi gerektiğini belirtiyor. Dalış Güvenliği Ağı (DAN) ise yayımladığı makale ve seminerlerde tedavi sonrası toparlanma sürecini bir doktorun yapacağı yönlendirmelerle geçirmenin ve dalışa dönmeden önce mutlaka tekrar bir doktora danışmanın önemini vurguluyor. Hastalık öncesindeki “fitlik” seviyesini yeniden yakalamak uzun sürebilse de doğru yönlendirmelerle tam antrenman kapasitesine ulaşmak ve tekrar dalışa hazır olmak kesinlikle mümkün.

 

Hijyenik Dalış ve Ekipman Dezenfeksiyonu

Pandemi Döneminde Ekipman Temizliği

Dalış gününün sonunda dalış ekipmanını tatlı suyla yıkayıp tuzdan arındırmak her dalıcının sahip olması gereken bir alışkanlık. Pandemi döneminde ise bu temizleme yöntemi yeterli değil. Göz, yüz ve ağzımızla sürekli yakın temasta olan maske, şnorkel ve regülatöre ek olarak sıkça dokunulan tekne alanları, tüp ve kompresörlerin düzenli şekilde dezenfekte edilmesi, hijyenik bir ortamda dalış yapabilmek için hayati önem taşıyor. Buna ek olarak, maske buğulanmasını önlemek için tükürük yerine bebek şampuanı ya da buğulanmayı önleyici solüsyon kullanmak çapraz bulaşma riskini azaltıyor. Şahsi dalış malzemelerine sahip olmak da elbette virüse yakalanma ihtimalini büyük oranda düşürüyor.

Koronavirüsler, yapıları gereği yüksek sıcaklık, ultraviyole ışınları ve asidik/bazik maddelere maruz kaldıklarında aktifliklerini kaybediyorlar. Bu bilgi ışığında, dezenfekte edilecek alanı yüksek sıcaklık altında bırakmak veya sabun, çamaşır suyu, kuaterner amonyum bileşikleri ya da alkol içeren malzemelerle yıkamak ortamı virüsten arındırmak için kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Dalış Güvenliği Ağı’nın (DAN) dalış ekipmanlarının dezenfeksiyonunda kullanılabilecek yöntemler hakkında paylaştığı bilgiler ve verdiği tavsiyeler şu şekilde:

a) Yüksek Sıcaklık: SARS-CoV-2 hakkında elimizde şimdilik kısıtlı veri var. Yapılan araştırmalar, virüsün 5 dakikalık süre boyunca 70°C sıcaklığa maruz bırakıldığında aktifliğini yitirdiğini belirtiyor. Aynı aileden bir virüs olan SARS-CoV-1 üzerinde yapılan ve Dünya Sağlık Örgütü’nün de kabul ettiği çalışmalar ise 56°C’lik sıcaklıkta 15 dakika geçiren virüsün bulaşıcılık özelliğini kaybettiğini gösteriyor. Ekipmanları sıcak suda bekletmek teorik olarak dezenfeksiyon işleminde kullanılabilen bir yöntem. Gelgelelim dalış donanımını uzun süre yüksek sıcaklığa maruz bırakmak üretim malzemelerine zarar verebileceği için bu metodun dalış ekipmanlarını dezenfekte ederken kullanılması tavsiye edilmiyor.

b) Sabun ve Su: Ellerimizi ve yüzeyleri sabunlu suyla yıkamak virüse karşı korunmak için başvurulan en yaygın yöntemlerden biri. Sabunun virüsü yüzeyden uzaklaştırması için mekanik harekete, yani yüzeyin fırçalanması veya ovalanmasına ihtiyaç duyuluyor. Dalış malzemelerinin bazı bölümlerine, örneğin regülatörün iç yüzeyine, kolayca ulaşılamadığı için ise sabunlu su kullanmak dalış ekipmanı temizliğinde etkili bir yol olarak görülmüyor.

Dezenfeksiyon Ürünleri

c) Çamaşır Suyu: Çamaşır suyu dezenfeksiyon işleminde oldukça efektif bir malzeme. Virüsün yapısındaki proteinleri tahrip eden çamaşır suyu, doğru oranda bir karışım hazırlanıp gerekli kurallara uyularak hareket edildiğinde mükemmel sonuçlar veriyor. ABD Hastalık Korunma ve Kontrol Merkezleri’nin (CDC) önerisine göre dalış ekipmanlarını yaklaşık 1 dakika boyunca 4:100 oranındaki çamaşır suyu/su karışımında tutmak virüslerden arındırmak için yeterli oluyor. Çamaşır suyunun içindeki etken maddeyi etkisiz hale getirdiği için karışımı hazırlarken sıcak su kullanılmaması gerekiyor. Ayrıca dezenfekte edilen ekipmanın üzerinde kimyasal madde kalmayacak şekilde durulanması ve tamamen kurumasının beklenmesi önem arz ediyor.

d) Kuaterner Amonyum Bileşikleri: Hidrofobik özelliğe sahip olan kuaterner amonyum bileşikleri hâlihazırda temizlik malzemelerinin çoğunda etken madde olarak kullanılan kimyasallar. Bu bileşenler, viral zarfı hedef alıp yapısını bozarak virüs içindeki yapıların dışarı sızmasına neden oluyor. Böylece virüsün yapısı bozuluyor ve virüs devre dışı kalıyor. Kuaterner amonyum bileşikleri çevreye zararlı bileşikler, bu yüzden kullanım esnasında ve sonrasında doğaya karışmamasına özen gösterilmeli.

e) Alkol: %70’lik alkol solüsyonları yüzeyleri virüsten arındırmada oldukça etkili olmalarına rağmen dalış elbiseleri veya ekipmanları için uygun değiller. Plastik ve kauçuk yüzeylere zarar veren alkol, o-ring gibi yumuşak malzemelerin aşınmasına yol açabiliyor. Bunun yanı sıra, yanıcı bir madde olan alkolün bir kompresör civarında bulundurulması da çok tehlikeli. Herhangi bir kazaya sebebiyet vermemek adına alkolle sterilize edilmiş ellerin kuruması beklenmeden asla tüp basma işlemine başlanmamalı.

Tablo: Dezenfektan Örneklerinin Bazılarının Etkinlik ve Güvenlik Değerleri

Tablo: Dezenfektan Örneklerinin Bazılarının Etkinlik ve Güvenlik Değerleri (US Navy – Guidance for diving in contaminated waters, EPA Diver decontamination solutions)

Dalış ekipmanını dezenfekte ederken doğru malzemeyi seçmek, karışım oranını doğru ayarlamak, ekipmanı doğru süre boyunca karışım içinde tutmak ve iyice durulamak hayati önem taşıyor. Dezenfektanı az seyreltmek veya ekipmanla aşırı uzun temasta bulundurmak ekipmana zarar verebilirken tam tersi durumda ise dezenfektanın etki gücü azalıyor ve arzulanan dezenfeksiyon seviyesine ulaşılamayabiliyor. Tüm bu sebeplerden ekipman temizliği sırasında bu noktalara dikkat etmek şart.

 

Pandeminin Dalış Turizmi ve Dalış Merkezlerine Etkisi

Nisan ve mayıs, dalış turizmi için yeni sezonun başlangıcını müjdeleyen aylar. Dalış merkezleri bu dönemde bakım işlemlerini tamamlar, teknelerini suya indirir, yaz mevsimi için takvimlerini oluşturur ve ilk rezervasyonlarını almaya başlar. 2020 ayının Nisan ve Mayıs ayları ise ülke genelinde 31 ilde uygulanan seyahat kısıtlamaları ve sokağa çıkma yasaklarıyla geçti. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun (TSSF) 24 Mart 2020’da dalış merkezlerinin geçici olarak kapatıldığını ve ardından 1 Nisan 2020’de dalış faaliyetlerinin bir süreliğine durdurulduğunu duyurmasıyla beraber dalış endüstrisi sekteye uğradı. Neyse ki TSSF, 1 Haziran’da yayınladığı bildiriyle dalış merkezlerinin ilgili bakanlıklarca alınan önlemlere uyulması kaydıyla faaliyetlerine devam edebileceklerini duyurdu. Federasyon tarafından “Dalış Merkezlerinin COVID-19 Salgınına Karşı Alması Gereken Önlemler” başlığı altında yayımlanan listede tekne üzerinde sosyal mesafenin korunması ve sterilizasyon hakkında maddelerin yanı sıra teorik ve pratik dalış eğitimi uygulamalarında değişiklikler yer alıyor. Örneğin, eğitmen ve kursiyerin aynı regülatörden hava paylaşmasını gerektiren “çimlenme” becerisi salgın süresince uygulanmayacak. Yedek hava kaynağı ile hava paylaşımı eğitiminde ise havayı veren dalıcı, havayı isteyen dalıcının kendi yedek hava kaynağını (ahtapot) kendisine verecek.

"Yeni Normal" Düzende Tekne Hali - Nautilus Dalış Merkezi, Antalya-Kaş

“Yeni Normal” Düzende Tekne Hali – Nautilus Dalış Merkezi, Antalya-Kaş

Teknede sosyal mesafenin korunması şartı, dalış merkezlerini tekne kapasitelerinde azalmaya gitmeye zorluyor. Bu, teknelerin normalde ağırlayacaklarından daha az sayıda dalıcı ile denize açılacakları anlamına geliyor. Ayrıca hastalığın henüz bir aşısının bulunamamış olması, doğal olarak insanları dalış bölgelerine toplu ulaşım araçlarıyla seyahat edip bir grup aktivitesinde bulunmadan önce iki kez düşünmeye itiyor. Bu durum, hâlihazırda sezonun ilk aylarını kapalı geçirmek zorunda kalmış olan yerel dalış merkezleri için istenmeyen ekonomik sonuçlar doğurabilir. Yerel dalış kültürünün ve hayat tarzının temsilcileri olan dalış merkezlerini bu zorlu günlerde desteklemek büyük önem kazanıyor. Dalış merkezleriyle iletişime geçerek dalış seyahatlerimizi planlayabilir, onları desteklemek için neler yapabileceğimizi öğrenebiliriz. Dalış merkezi sahipleri ve dalış sektörü çalışanları ise bu süreçte işbirliği yaparak ve birlikte hareket ederek dalış turizminin devamlılığını sağlayabilirler.

 

Dalış yapmak, şüphesiz ki COVID-19 salgının bünyelerimizde yarattığı stresten kurtulmak için harika bir yol. Evde geçirilen uzun bir sürenin ardından yeniden denizlere açılmak ve kendimizi su altının dingin dünyasına bırakmak hem bedenimize hem de ruhumuza iyi gelecektir. Yeter ki şu an içinde bulunduğumuz durumun bilincinde olalım ve gerekli tedbirleri alarak kimsenin hayatını riske atmayacak şekilde hareket edelim. Maviliklerde buluşmak üzere!

 

Referanslar:

[1] Coronavirus. (2020). Retrieved 15 June 2020, from https://www.who.int/emergencies/diseases/novel-coronavirus-2019

[2] DAN. (2020). Covid-19 Research and Potential Implications for Diving [Video]. Retrieved from https://www.youtube.com/watch?v=l3x-Xj1sYyw

[3] Disinfection of Scuba Equipment and COVID-19. (2020). Retrieved 13 June 2020, from https://www.diversalertnetwork.org/emailview/landing/coronavirus/gearDisinfection/index.html

[4] DAN. (2020). Disinfecting Scuba Equipment [Video]. Retrieved from https://www.youtube.com/watch?v=vlGjKqF33tc&list=PLhr_YHqKReC8eAKN1BU37NAgU9ulDSYD7&index=5

[5] Position of the Belgian Society for Diving and Hyperbaric Medicine (SBMHS-BVOOG) on Diving after COVID-19 pulmonary infection. (2020). [PDF]. Retrieved from http://Position of the Belgian Society for Diving and Hyperbaric Medicine (SBMHS-BVOOG) on Diving after COVID-19 pulmonary infection

[6] Coronavirus Disease 2019 (COVID-19) – Environmental Cleaning and Disinfection Recommendations. (2020). Retrieved 13 June 2020, from https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/prevent-getting-sick/cleaning-disinfection.html

[7] TSSF. (2020). DALIŞ MERKEZLERİNİN COVID 19 SALGININA KARŞI ALMASI GEREKEN ÖNLEMLER. Retrieved from https://tssf.gov.tr/wp-content/uploads/2020/06/DALIS.zip

[8] Aslan, Y. (2019). Dalış Malzemesi Hijyeni [PDF] (pp. 232 233 234 235). Retrieved from https://tssf.gov.tr/wp-content/uploads/2020/06/DALIS.zip